|
1939’ da ilk maceraları basılan Batman, çizgi roman
dünyasının en önemli karakterlerinden biridir. 68 yıldır
deva m
eden bu efsane Bob Kane tarafından yaratıldı. İlk
zamanlarda Kane bile bir kahramanın her 10 yılda bir
zamanın değişmesi sonucu kendisini yinelemesi
gerektiğini döylüyordu. Ama her bakımdan zamana meydan
okuyan Batman, kendi öz formunu koruyarak efsanesini
sürdürüyor. Kane, çizgi roman dünyasına “peter Pupp” ve
“Ginger Snap” ile girdi. Önceleri mizah öğesini ön
planda tutan Kane daha sonra Bill finger ile “Rusty ve
arakadaşları” ,”Clip Carsen” gibi hikâyelerle daha ciddi
bir tarza geçti. Finger ile çalışma arkadaşlığı yıllarca
Batman’de de devam etti. Finger zamanın en iyi çizgi
roman yazar-çizeri olarak tanınıyordu. Batman’in
dünyasında, hayalperest olan Finger, işin lideri ise
Kane ‘di.
DC Comics’in editörü Vin Sullivan, sevilen
Süperman karakteri gibi, herkesin beğeneceği bir
süperkahraman kitabı basmak istiyordu. Kane ile görüşüp
fikrini açtı ve ona sonsuz kredi tanıyarak bunun
üzerinde çalışmasını istedi. Bir anlamda Sullivan
olmasaydı, Batman olmayacaktı. Kane evde günlerce
çalıştı, Leonardo da Vinci’ nin ornithopter denilen uçan
makinesinden esinlenerek kuşkanadına benzeyen bir
polerin çizdi, biraz dikkat edince yarasa kanadını
andırıyordu ve böylece kane doğru yolu bulmuştu.
Ardından çok sevdiği bir filmdeki “The Bat” karakteri
aklına geldi. K lasik
bir gerilim filmi olan “the bat” de, bir dedektif gizli
kimlik olarak yarasa kostümü giyiyordu. Broadway’de de
sahnelenen the bat, özellikle karanlık temayı ve
kahramanın çifte kimliğinin karanlık dünyasını ön planda
tutuyordu. Kane süper kahramanın ana karakterini yavaş
yavaş oturtuyordu. 3.kaynağı ise Zorro idi. Dauglas
Fairbants in oynadığı “Zorro’nun Maskesi”, son
yapıştalarını belirledi. Zengin bir adamın, kılık
değiştirip maskeli bir süvari olarak California ‘ da
adalet için savaşını, Kane ‘ e gerekli ilhamı verdi.
Kahramanına siyah bir maske ve palerin yaptı yarasayı en
ince ayrıntısına kadar inceleyerek son halini verdi.
Batman, mavi ve griden oluşan bir kostüm giyiyordu.
Daha karanlık bir karakter ufukta belirlemişti artık.
Dc’nin 27.sayısında yer buldu Batman kane
Batman2in tam figürünü oturtmanın nerdeyse 1 yılını
aldığını
söyleyecekti
daha sonra. finger, Batman’in yaşadığı yer olarak New
York’un geçmesin den hoşlanmıyordu. Civic City, Capital
City ve Coast City gibi denemelerden sonra meşhur Gotham
City’ li buldu. PC ‘nin 33.sayısında en ünlü Batman
hikâyesi yayınlandı. Adı “ Batman nasıl Batman oldu ?”
idi. Hikâye de Brace Wayne’in varlıklı anne-babasının
korkunç bir cinayetle katledilişi anlatıldıktan sonra
Wayne malikânesine bir yarasa girer ve Bruce Wayne
ebeveynlerinin intikamını almanın vakti geldiğine karar
verir. Bu arada Kane’in yeni asistanlara ihtiyacı
vardır. Bunlardan Shelden Moldeff yardımcı bir çocuk
süper kahramandan bahseder ve Robin ortaya çıkar. Sonuç
tatmin edicidir, satışlar ikiye katlanır ama Kane
kahramanın karanlık yanının giderek yok olmasından
şikâyetçidir. Robin renkli kostüm giyiyordu ve kişilik
olarak da fazla çocuksudur.
1940’da Batman özel olarak kendi kitabına
sahip olur ve ilk baskısı yapılır. Başarının
basamaklarını emin adımlarla çıkıyordur artık. İlk
sayıda Batman, Joker’le savaşır. Bu ilk düşmanı bu
sayıda ölür ancak yazarlar onun ilk sayıda ölmeyecek
kadar değerli bir düşman olduğunun ilerde farkına
varırlar. Kedi kadın’la ilk sayıda yer alır ama esas
olarak tam kostümlü halde 3.sayıda ortaya çıkar. Kedi
kadın Joker’le bazı değerli taşlar için çoktan bir
mücadeleye girişmiştir bile.ir bile.
Bir kavga sırasında Batman rekiplerini
silahla vuru ama bu ilk ve son olur. Ekip, Batman’in
birilerini silahla öldürme fikrinden nefret eder ve sex
içerikli çizgi romanların arasından sıyrılır Batman.
Diğer bir düşmanı ise Dc’nin 58.sayısında
ortaya çıkar: Penguen. Finger smokinler içindeki
aristokrat İngilizlerden esinlendiğini söyler, çünkü
onları imparator penguenlere benzetiyordur. Artık
Batman’in klâs bir düşmanı vardır. Şemsiyesini yanından
ayırmaz çünkü içinde birçok silah barındırır. 4. düşmanı
i se
2 yüzlü dür. Penguen’in aksine, düşmanlarının içinde en
ölümcül ve ciddi olanıdır. Dr. Jekyll ve Mr.Hyde’ dan
esinlenilmiştir , görüntüsü çok rahatsız edici
olduğumndan ileriki sayılarda bir estetik ameliyat uygun
görüldü 2 yüzlü için.
Batman gelişip, çizgi roman dünyasında
ilerledikçe ekipte çoğalmaya ve değişmeye devam
etmektedir. Gazetelerdeki Batman & Robin şeritlerdeki
çizerleri ara sıra değişerek hep sürmüştür ve Batman’in
en büyük düşmanları bu şeritlerde ve Pazar eklerinde
sürekli yerlerini almışlardır.şlardır.şlardır.şlardır.
Bu yıllar içinde yeni düşmanlar ortaya
çıkmaya devam etti. Psikolog Jonathan Crane’in
alternatif formu olan korkuluk, korkutarak ve zorbalıkla
kurbanlarına yaklaştığından, dönem okuyucusu tarafından
pek tutulmadı. Ancak yıllar sonra kendine yer buldu, çok
tutuldu ve son Batman filminde de kötü karakter olarak
izlendi.
Dc’nin 74.sayısında Tweedledum adında ikiz
güçler sahne aldı, hikâye 3 sayı sürdü. Esinti kaynağı
ise açıkça Lewis Carroll’un klasiği Âlice Harikalar
Diyarında idi. Başka bir karakter ise TheRiddler ‘ dı
Suplantılı Edward Nigma ipuçları ve bilmeceler
kullanarak, Batman’e işlediği cinayetlerin üzerinden
oyun oynuyordu.
Dc Comic, Batman’in asıl düşmanlarını
yaratmak için yıllar içinde çok çabaladı, ancak 2.dünya
savaşı yıların a
gelinmişti ve artık sabnal bir düşmana gerek yoktu.
Düşman gerçekti ve savaş tüm acımasızlığıyla sürüyordu.
Aslında, birçok süperkahraman başlangıç hikayelerini
2.dünya savaşının doğrudan ya da dolaylı etkilerinden
edindi. Bu döneme dayanan kahramanlık öyküleri
okuyucunun her zaman daha çok hoşuna gitmiştir.
Batman’in 2. Dünya Savaşı öyküsü ise bir filmle
anlatıldı. Columbia 1943’de Batman’i ilk sinema filmine
aktardı. TV öncesi bu dönemde yarımşar saatlik diziler
sinemalarda gösterildi. Superman ve Batman’in bu
bölümleri çocuklar için çekilmiş kötü yapımlardı.
1943’deki bu çok tutulmayan dizilerin ardından Columbia
diğer dizi sezonu için 1949’u bekledi, ama bu seride
ilkinden daha büyük bir etki yapmadı Kane ‘in bu
konudaki yorumu ise filmlerin çizgi roman satışını ikiye
katlamaya çok faydası olduğuydu.
Dönemin popüler medya organı, radyoda da yer
aldı. Batman. Ama kendi şovuna sahip olmadı hiç
Superman’le aynı soru paylaşarak, ara sıra ortaya çıkıp
ona yardımcı oluyordu. Savaş sonrası çizgi roman
satışları ciddi oranda azalmıştı. Bu krizi aşmak için
Robin’in kendi serüvenleri bile yayınlandı. Batman ise
bu dönemde 4 ayrı çizgi romanda boy gösterdi.
1965’de ABC Televizyonu ve 20th Century Fox
işbirliğiyle Batman TV’ye transfer oldu. Hafta da bir
yarım saatlik diziler halinde programa girdi. Sonuç
mükemmeldi. Beklenmedik şekilde Batman TV d izisi
bir tür seri halini aldı. Yayını 26 ay devam etti ve çok
beğenildi. Ancak ilgi son bölümlere doğru azaldı ve dizi
büyük bir patlama yapmasının üzerinden 2 yıl geçtikten
sonra programdan kaldırıldı. Alınan tepkilerde ilginç
bir gerçek ortaya çıkıyordu, Batman’in ezeli
düşmanlarının seçimi yani hangisiyle savaştığı, okuyucu
ve izleyici kitlesini en çok etkileyen faktördü. Yani
okuyucu ve izleyicilerin gözünde kötü ve güçlü
düşmanlarönemliydiler.
1968’ de CBS, Batman- Süperman saati adıyla
çizgi film yayınına başladı. Ardından Batman’in kendi
çizgi filmleride TV’lerce verilmeye başlandı. 1968 ve 77
arasında 33 bölümlük bir seri çekildi. Başka bir proje
ise Hana Barbera’nın süperkahramanları buluşturduğu
“Süper Arkadaşlar” idi. Batman bu proje de hak ettiği
yeri buldu.i buldu.i buldu.i buldu.
1968’ de Batman’in yeni çizeri ünlü Frank
Miller, çok etkileyici bir seriye imza attı : “Batman:
Karanlık Şovalye Dönüyor” . Miller’in farklı tarzı
Batman’i yeniden bir hit yaptı. Ekstra sayfalar
kullanıyor, sayfa biçimini değiştiriyor, kuşe kâğıda
renkli çalışmalar yapıyordu. Duygu, mizah, şiddet gibi
durumları bir sayfada verebilecek en etkili biçimde
vermeye çalışıyordu. Miller çizgi romanların yanlış
anlaşıldığını ve sanki çocuklar için güvenli ve hoş
hikâyelermiş gibi yansıtıldığını söylüyordu. Miller eski
çizgi roman tarzının artık tarih olduğunu bu seriyle
ilan ediyordu. Öyle de oldu. Okuyucu yeni Batman’ i çok
beğendi. Bu karanlık seri Batman’e yeni yüzyılın
kapılarını açtı. Ardından Miller Batman’in köklerini
araştıran “Batman: Yıl 1” i çıkardı. Yeni nesil okuyucu
için çok isabetli bir seriye daha imza atmış oldu
Miller. Bunu “Batman: Yıl 2” takip etti.
1989’da beyazperde ye de damgasını vurdu
Batman, iyi oyuncular ve iyi bir yönetmenle büyük bir
prodüksiyon peşindeydi yapımcılar. Tüm istediklerini
buldular. Karanlık temalı, kara mizah öğeli ve animasyon
çalışmalarından tanınan Tüm Burton’dan daha iyi bir
yönetmen bulunamazdı. Beter böce’le birlikte çalıştığı
Michael Keuton ise Batman rolü için biçilmiş kaptandı.
Bakışları ve duygularını yansıtıcı seçilmesinde en
önemli etkenlerdi. Eşsiz oyuncu Jack Nicholson’ın düşman
Joker performansı ise hafızalara kazındı. Sonuç her
yönüyle tatmin ediciydi. Çizgi romandaki karanlık
atmosfer filme birebir oturmuştu ve karakterler
inandırıcı olmaktan öteydi. 40 milyon dolara mal olan
film sadece ABD’de 251 milyon dolar hâsılat yaptı.
Bu büyük başarının ardından Tim Burton aynı
ekiple bir devam film çekti doğal olarak; Batman
Dönüyor. Bu sefer daha kişisel ve daha derin bir çalışma
çıkardı ortaya. İlk film de ölen Jokerin yerine diğer
düşmanları harekete geçirmeliydi bu sefer. Michelle
Pferfer Kedi Kadın, Danny de Vito Penguen, Christopler
Walken’da Max Shreck rolünde muhteşemdiler. Ve
eleştirmenler hikâyenin temelindeki gotik atmosferin bu
filmle kesinlikle yakalandığı konusunda hem fikir
oldular.
Bu uluslar arası başarılarla beraber çizgi
film ve çizgi roman projeleri artarak devam etti.
Bunların arasında çok beğenilen wb çalışması “ Batman:
Çizgi - film Serisi” 1992’de programa girdi.
Joel schumacher bu yaşayan çizgi romanın 3
ve 4. filmlerini çekmek için kolları sıvadı. Amacı tam
olarak çizgi roman veri filmler çekmekti. Kahramanımızın
bu sefer sarışın Val Kimler canlandırdı, düşmanları ise
Jim Carrey (Riddler), Tommy Lee Jones (2 yüz) idi.
Batman Forever 1995’de vizyona girdi ama ne yazık ki ilk
2 filmin kalite ve başarısının yakınından bile geçmedi.
1997’de 4 film Barman&Robin’i çekti Schumacher. Ek
olarak Alicia Silverstone Batgirl’ü oynadı. Ve
Schumacher Robin’i bu sefer es geçmedi, Chris
O’Donnell’da genç yardımcıyı oynadı. Batman’ı George
Clooney devraldı ve her ne kadar A. Schwarzennegger (Mr.Freeze)
ve Uma Thurman (Poisen hry) gibi oyuncular rol alsada bu
filmde istenenden kötü bir yapım oldu.
1998’de yaratıcısı Bob Kane’i kaybetti
Batman. Hayranlar tarafından hiç unutulmayacak bir kayıp
olduğu kesindi.
Ve 2005’de yine bir kült Batman filmi
çekiliyordu. Batman başlıyor, kahramanımızın beyaz
perdede görülen en derin ve çizgi roman vari anlatımına
sahipti. Burton’ın klasik olan filmleriyle ayrı yerlerde
ayrı duruyordu. Christopler Nolan’ın kamerası kendine
özgü ve orijinal bir Batman’i yakalamıştı. Aynı zaman da
Christian Bale’i oyunculuğu da tekdire değerdi. Hikâyeyi
en başından alan film, çizgi roman’ı hiç okumayanlar
için iyi bir rehberdi. Bu başyapıt, gelecek olan yeni
yapımların sadece başlangıcıydı.
Batman DC Comics’in temel kahramanlarında
biri olmayı sürdürüyor ve halan yüksek satış rakamlarına
ulaşıyor. Kahramanımızın gelişmeye, tatmin etmeye ve
kendi özel yöntemleriyle suçla savaşmaya devam ediyor.
Hayranları çizgi roman ve filmlerini heyecanla bekliyor.
Karanlık Şövalye 68 yıllık serüvenini amin adımlarla
sürdürüyor. |