|
MAGNETO
Bu sayfa Marvel’in çizgi roman kahramanı olan, Kızıl Erik (Erik the Red), Beyaz Kral (White King), Büyük Araştırmacı (The Grand Inquisitor), Erik Magnus Lehnsherr olarak da bilinen Magneto’ya (Manyeto, Manyetik) aittir.
Magneto Marvel’in kötü kahramanları içinde adı en çok kötüye çıkmış ve en güçlü olanıdır. Homo safyen varisi olarak doğuştan üstün olduğu iddia edilmektedir. Charles Xavier’le uzun ve çalkantılı bir arkadaşlığı bulunmaktadır.
Başlangıç
Magneto’nun ailesi İkinci Dünya Savaşı’ndaki Yahudi katliamında Naziler tarafından öldürülmüştür. O da Auschwitz’deki bir ölüm kampına gönderilmiştir. Nazilerin Yahudileri toplamasına, gaz odalarına götürülmesine ve krematoryuma dönüştürülmesine yardım eden Yahudi anlamına gelen Sonder Komandosu olarak hayatta kalmıştır. Magda isimli bir çingeneye burada aşık olmuştur. Rus birlikleri geldiğinde, kamptan Rusya’ya kaçmayı başarmışlar, evlenmişler ve Anya isminde bir çocukları olmuştur. Anya dört veya beş yaşlarındayken tuzağa düşmüştür. Magneto onun hayatınbı kurtarmak için yeni güçlerini kullanmış ancak Anya o yetişemeden yanarak ölmüş ve etrafına bir kalabalık toplanmıştır. Magneto sinirli bir şekilde saldırmış ve kalabalığı öldürmek için yeni ortaya çıkan mutan güçlerini kullanmıştır.
Magda tanık oldukları karşısında dehşete düşmüş ve kaçmıştır. Magda’nın Magnus’un çocuklarına ham ile olduğunu bilip bilmediği bilinmemektedir ancak aylar sonra Wundergoe Dağı’nda Wanda ve Pietro’yu doğurmuş( Quicksilver ve Scarlet Witch Mutanları) ve daha sonra aniden bir kar fırtınasına tutularak öldüğü sanılmaktadır.
Magneto, eşini bulmaya çalışırken ve Rusya’daki kalabalığın ölümünden dolayı onu yakalamaya çalışanlardan kaçarkan bir kalpazana Erik Lehnsherr adında bir kimlik hazırlatmıştır. Yıllar sonra aramaktan vaz geçmiş ve İsrail’e göç etmiştir(muhtemelen bu kimlikle). Bir psikiyatri hastanesi’nde gönüllü olarak çalışırken ilk kez Charles Xavier’le (Proffessor X) karşılaşmıştır. Arkadaş olmuşlar ve insanların süper yeteneklere sahip insanlarla birarada yaşaması hakkında bir çok sıhbet etmişlerdir. Kısa sürede farklı görüşlere sahip olduklarını anlamışlar ve birbirlerinin düşüncesini kabul etmemişlerdir. Yaşadığı tecrübeler sonucu Magnus, insanların kendilerinden farklı olanları hiç bir zaman kabul edemeyeceğini ve mutanların insanlardan daha üstün olduklarını göremeyeceklerini düşünmektedir. Nazi parçalayaıcı grubu Hydra’yla karşılaştığında Magneto’nun bu fikirleri daha da katılaşmış ve yıllarca ortalarda gözükmemiştir.
Bu süre zarfında Magneto’nun bir istihbarat örgütü için büyük ihtimalle CIA için Nazileri avladığı bilinmektedir. Amerika’nın Soğuk Savaş sırasında S.S.C.B’ye karşı mücadelesinde kullanmak için bir naziyi yakalarken katletmesi ve onların saldırısına uğramasıyla bu birliktelikten vazgeçmiştir.
İnsanlık Adına Savaş
Tekrar ortaya çıktığında mutan üstünlüğü amacıyla terörizme yönelmiştir.
Magneto ismiyle tanınmış ve Kötü Mutanların Kardeşliği’ni oluşturmuştur. İkiz çocukları da bu grubun bir parçası olmuşlardır(üçününde aralarındaki ilişkinin farkında olmamasına rağmen). İnsanlara saldırması Kardeşliği kısa sürede Xavier’le ve onun mutan takımı X-Men’le karşı karşıya getirmiştir. Kardeşlik olsada olmasada Magneto onlarla, İntikamcılar gibi diğer süper kahramanlarla ve Fantastik Dörtlü’yle sık sık karşı karşıya gelmiştir.
Yaratık teknolojisiyle genetiksel deneyler yaparken Dünya’nın çekirdeğinin yakınını bulmuş, insan ırkına karşı saldırması için kullanacağı “Alfa Mükemmel Mutanı”nı yaratmıştır. Ancak mutan yaratıcısına baş kaldırmış ve Magneto’yu çocukluk zamanına indirmiştir. Xavier, bebek Magnus’u alı koyarak Dr. Moira MacTaggert’ın gözetimine bırakmıştır. Gözetimi altındayken Dr.MacTaggart, Magnus’un sinir sisteminde belirgin dengesizlikler keşfetmiş ve oğlu Proteus’a şifa bulma umuduyla deneyler yapmış ancak deneyleri başarılı olmamıştır. Daha sonra Shi’ar ajanı olan Erik The Red Manyeto’yu X-Men’e karşı bir müttefik oluşturmak için yeniden yaşlandırmıştır. Magneto bunu reddetmiş ve terörizm yaşamına geri dönmüştür.
X-Men ile bir mücadelesi sırasında, Magneto Kitty Pryde’ı neredeyse öldürmüştür. Daha sonra eski arkadaşı Charles tarafından insanların ve mutanların birarada yaşama şansı verilmesi hakkında ikna edilmiştir. Charles şiddetli bir biçimde yaralandığında ve Shi’ar teknolojisi tarafından iyileştirlmek için uzaya götürüldüğünde huzurlu bir şekilde birlikte yaşama rüyasının devamı için Magnus’dan söz almış ve Yeni Mutanları eğitmesini istemiştir.
Magneto Xavier’in okulunun müdürü olmuş ve bir kaç görevde X-Men ile birlikte dövüşmüştür. Ancak daha çok Yeni Mutanların yakınında kalmıştır. Morlocks Tünellerinde Mutan Katliamının yaşanması ve öğrencilerinden biri olan Douglas Ramsey (Cypher) bir insan tarafından öldürülmesi üzerine Magnus eski yolunu izlemeye başlamış, öğrencilerini yabancılaştırmıştır. Uzunca bir süre barış ve şiddet arasında bocalamış ta ki en sonunda çatışmalardan usanmış ve inzivaya çekilmiştir.
Fabian Cortez’in liderliğini yaptığı ve kendilerine Acolytes adını veren bir grup tarafından onlara liderlik yapması istenmiştir. Magneto yapılacak en iyi şeyin mutanların kendileri için bir ulus yaratmak olduğuna karar vermiş ve Asteroid M e böyle bir ulus tanımlamıştır. Bir anda X-Men in yoğun saldırısına ve Cortez’in ihanetine uğramıştır ancak hayatta kalmış ve zaptedilen uzay istasyonu Avalon ile birlikte tekrar geyret etmiştir. Daha sonra Birleşmiş Milletler savunma uydularını yok etmek için gezegen büyüklüğünde bir EMP kullanmış ve X-Men saldırıya geçmiştir. Magneto adamantiyumu hızla Wolverine’nin iskeletinden geçirmiş ve bunun sonucunda Xavier tarafından zihni silinmiş, katatonik bir şekilde bırakılmıştır.
Magneto neticede yeniden iyileşmiş ve dünyanın manyetosferini yokedecek olan bir silahla dünyayı son bir kez daha tehdit etmiştir. Yanıt olarak B.M. mutanlar ve insanlar arasındaki bir savaşın onu meşgul edeceğini umarak Genosha’nın kopuk bir adasında onu savaşa sürüklemiştir. Ama yanıldılar. Magneto altı ay içinde Yargıçların önderliğindeki güçleri yenilgiye uğratmış ve ulusu bir mutan cenenti olarak yeniden oluşturmuştur.
Bu da ne yazık ki yeterli olmamıştır. İnsanlara karşı yeniden bir savaş ilan ettiğikten sonra X-Men onun karşısına geçmiş ve Magneto’nun omurgası Wolverine tarafından kırılmış ve felç kalmıştır. Genosha, Cassandra Nova tarafından yollanan bir Mega Sentinel (Sentinel) tarafından saldırıya uğradığında, Magneto’nun onu durdurmaya gücü yoktu. Bu ada nüfusu neredeyse yo kedilmiş ve Magneto yeniden öldüğüne inanmıştır. Xavier’in takımının bir parçası olan mutan Xorn, Magneto’yu tanınmayacak bir halde bulup ortaya çıktığında Magneto hala intikam düşünmemekteydi. Aynı Magneto kendi emri altındaki bazı güçlü mutanlarla birlikte krematoryumların içindeki 5000 insanda dahil Manhattan’a saldırmış ve yok etmiştir. X-Men onu durdurmak için geldiğinde, nokta boşluğundaki bir mesafeden öldürücü elektromanyetik bir sinyalle aynı anda yüz vuruş gücüne eşit bir vuruş yaparak Jean Grey’i öldürmüştür. Çileden çıkan Wolverine saldırmış ve Xorn’un başını kesmiştir.
Yeni Excalibur
Gerçek Magneto’nun hala Genosha’da iyileşmekte olduğu ortaya çıkmıştır. Chales Xorn’un vücudunu alıp Genosha’ya gitmiş ve Magnus’la buluşmuş, Magnus kendi adına yapılanları öğrenince dehşete düşmüştür. Genosha’daki diğer mutan yaşayanşarla birlikte yeni bir Excalibur oluşturmuşlardır. Yeniden iyi şeyler yapmak için eski arkadaşların tekrar biraraya gelmesiyle olaylar yeniden olumlu gözükmeye başlasa da Genosha’nın mutlu ömrü kısa sürmüştür. Magneto’nun kızı Wanda’nın sağlığınının bozulduğunu duymasıyla ona ulaşmak için muazzam gücünü kullanarak bir solucan deliği açmıştır. Kızını Genosha’ya tekrar getirerek Magneto inzivaya çekilmiş kızı iyileşeen kadar kendisi ve Xavier hariç kimseyi evine sokmamıştır.
M’nin Evi
Magneto kızına göz kulak olurken, X-Men, eski ve yeni İntikamcılar, ve Fantastik Dörtlü de dahil dünyanın en güçlü kahramanlarından oluşan bir grup Wanda’nın geleceğini tartışmak için New York’da biraraya gelmişlerdir. Grupun kısa sürede kız kardeşi için geleceğini bilen Quicksilver ilk önce Wanda’yı aramış ve gerçekliği yeniden oluşturmak için ona baskı yapmıştır. Dünya parlak bir beyazla aydınlanmış ve sonra Dünya 616’nın tüm gerçekliği M’nin Evinde yeniden doğmuştur. Bu yeni dünya mutanların sevilmediği ve onlardan korkulduğu bir yer olarak kalmamış ancak insan toplumunun gücü ve hakimiyeti arttırılmıştır. Çeşitli kıtalar Magneto ve Genosha’nın başındaki ailesiyle birlikte artık super insanlar tarafından yönetilmektedir.
M’nin Evinden önce Wanda’yla anlaşma arayan aynı kahramanların oluşturduğu küçük bir grubun neler olduğunu hatırlamalarıyla bu dünya kısa süre varolmuştur. Neticede yeterli sayıda kahramanın toplanmasıyla Magneto’nun sarayına hücum etmiş ve dönüşüm yapmak için kızını ikna ettiği için Magento’yu sorumlu varsayarak Magneto’nun ailesi, korumaları ve misafirleriyle savaşmışlardır. Dr. Strange (Dr. Tuhaf) Wanda’yı ziyaret etmiş ve gerçeği keşfetmiştir. Ne yaşandığının farkına varılmasıyla Magneto çocuklarının kendi adına yaptıklarından ötürü dehşete düşmüştür. Pietro’yu öfke hastalığına terk etmiştir. Wanda erkek kardeşini tekrar yaşama getirdikten sonra, “artık mutan yok” lafını söyleyerek babası intikam beslemiştir.
Dünya yeniden beyaz aydınlanmış ve gerçeklik hemen hemen normale dönmüş, dünay mutanlarının güçleri %98 azaltılmış ve X-Faktör geni genel toplumdan ayrıştırılmıştır. Magneto mutanlarla birlikte insan gibi yaşamaya zorlanmıştır. Kahrolmuş Magneto Genosha’da çökmüş bir adam olarak kalmıştır.
Quicksilver insan olmayanalrdan çaldığı Terrigen Karartılarıyla birlikte Genosha’ya gelmiştir. Mutan toplumunu yeniden güçlendirme planına sahip kutsal emaneti getirmiştir. Genoshalı Excalibur takımının eski üyelerini karartıların gücüyle ayartmıştır. Magneto karartıları reddetmiş, oğlunun kalleşliğine güvenmemiş ve ikisi sadece Magneto’nun büyük kızı Luna tarafından durdurulabilecek vahşi bir karşılaşma yaşamışlardır. Karartılar güçlerini kontrol çıkacak kadar arttırarak güçsüzleştirilmiş mutanlar üzerinde korkunç sonuçlar yaratmıştır. Güçsüzleştirilmiş mutanların sonuncuları tıbbi müdahele için ana yurttan alınmışlar ve Magneto Genosha’da tek başına kalmıştır.
Kısa süre sonra güçsüzleştirilmiş mutanların enejilerinin bir araya gelmesiyle oluşan Collective (Toplu) rastgele bir postacı olan Michael Pointer’a sahip olmuştur. Dünya’ya durdurulmaz bir güçle geri gelmiştir. Kanadalı süper takım Alfa Uçuşu’nu öldürmüş ve Yeni İntikamcılar da onu durduramamıştır. Collective Genosha’da yaşayan Magneto’yu aramış ve diğer mutanların onu takip edeceğini bildiğinden onu kullanmak istemiş, Xorn kimliği baskın bir şekilde ortaya çıkmış ve onu yeniden güçlendirmiştir. Kontrolden çıkan Magneto Yeni İntikamcılarla ve SHIELD(KALKAN) ile dövüşmeye zorlanmıştır. Kullanılmak istemeyen Magneto onlarla dövüştüğü için Yeni İntikamcılardan onu öldürmelerini istemiştir. SHIELD ajanı Daisy Johnson tarafından beynine gönderilen Magneto’yu Collective’den ayıran doğrudan bir sarsıntıyla o ve Xorn yenilgiye uğramıştır. Xorn, Collective’in geri kalanıyla birlikte güneşe yollanmaya zorlanmış ve bilincini yitirmiş Magneto SHILED’ın gözetimine girmiştir. Ancak Magneto’yu taşıyan Helicopter patlamış ve enkazda vücudu bulunmamıştır. Magneto’ya tam olarak ne olduğu henüz belli değildir.
Güçleri
Magneto’nun mutan güçleri ona bütün manyatik güçleri üstünlüğünü vermiştir. Dünyanın ve bütün canlıların bioelektirksel kalıplarını manyetik güçlerini algılayabilmektedir. Uzayın derinliklerine kadar uzanan gezegenin manyetosferini kullanabilmekte ve çekebilmektedir. Adamantium da dahil olmak üzere en dayanıklı metalleri bile yeniden şekillendirme gücü bulunmaktadır. Atmosferdeki ve canlalardaki en önemsiz manyetik parçacıkları bile kontrol edebilmekte, kan akışlarını tersine çevirip veya sinirleri yoluyla demirle ilgili herhangibi bir öğeyi koparabilmektedir (demirle ilgili olmayan öğeleri de kullanmak için yeterince güçlü manyetik alanlar yaratabilmekte ve bunu yapabilmek için yer çekimine karşı alanlar kullanabilmektedir). Manyetik güçleriyle birlikte onbinlerce ton ağırlığı kaldırabilmektedir. Kendisini harcadıkça daha fazla fiziksel ve zihinsel stresle karşılaşmaktadır. Kendi çevresinde veya diğerlerini ateşten, manyetik patlamalardan(EMP dahil) veya elektirik enerjisinden korumak için anlaşılmaz derecede yüksek manyetik güç alanları oluşturabilmektedir.
Doğası gereği, elektomanyetizm Evreni Oluşturan Güçler’in dördünden biri olması( yerçekimi, güçlü ve zayıf nükleer zincirlerin yanında) Magneto’nun gücü bütün pratik amaçlar için sınırsızdır. Magneto’nun asıl gücü manyetizmi kontrol etmek olsa da, ayrıca görülebilir ışık, ısı, radyo dalgaları, ultraviyole ışını, gamma ışınları ve x-raylerde dahil olmak üzere elektomanyetik spektrumda yer alan herhangi bir enerjiyi yönlendirebilmekte veya kullanabilmektedir. Yerçekimi olmayan alanlar yaratmak için gravitonları kullanabilir ve bu gezegendeki iki nokta arasında bir yandan öbür yana geçen solucan delikleri oluşturabilmektedir. Magneto ilgili bütün enerjilerin oluşturduğu Birleşik Alan Teorisinin canlı kanıtıdır. Ancak enerjinin diğer çeşitlerinin kullanılması onun için daha zor olduğundan dolayı hemen hemen her zaman sadece manyetizmi kullanmaktadır.
Magneto bu alanları sinri sistemi yoluyla aktardığı için yaralandığında yüklü miktarda gücü ve manyetizmin ötesindeki geniş güçleri kullanabilmesinde büyük bir zorluk ortaya çıkmaktadır. Havva’nın yok etmesi olaylarını takiben neredeyse tamamaen güçsüz kalmıştır. Asteroid M i kaldırma ve oluşturma gibi geniş ölçeklerde gücünü kullanırken zaman zaman sinir sistemine fazla yüklenmekte, bu da megalomanyak olduğu bölümlere sebep olduğu düşünülen kimyasal bir dengesizlik yaratmaktadır. Birkaç göreve yeteneklerini çok kullanarak tamamen ortaya koymuştur.
Magneto ayrıca bazı telepatik yeteneklere de sahiptir. Magneto dünyanın en güçlü telepatistlerinin telepatik saldirilarından korunabilmiş, ancak Profesör Xavier ve Jean Grey biraraya gelerek Magneto’nun zihnini silebilmişlerdir. Magneto ayrıca yıldızlarla ilgili güçler ortaya koymuş ve diğerlerinin hislerini kavrayabilecek kadar hassas görünmüştür. Bunun gelişmemiş telepatik bir yetenek mi olduğu yoksa bir eğitim mi olduğu (Dr. Strange’in sahip olduğu gibi) belli değildir. Geçmişte diğerlerinin zihinlerini kontrol edebildiği iddia edilmektedir.
Magneto yetenekli bir taktikçi olduğu gibi zekidir de. Dahası manyetik güçlerini aynı anda birden fazla şekilde kullanabilmektedir. Güçeleri sayesinde çok karmaşık bir makinayı saniyeler içerisinde tamamen monte edebilmekte veya birden fazla rakiple başarı bir şekilde dövüşebilmektedir. Mühendislik, genetik, bilgisayar bilimi alanlarında oldukça yaratıcı ve yeteneklidir. Kendi çalışmalarının karşılaştığı yaratık teknolojisinin bir araya gelmesiyle ve özümsemesiyle oluşan “Reed Richards’ın imreneceği” bir teknolojiye sahiptir. |